ben de uzgunum ya da spider-man 3 ve thaiMax

Buraya geldikten bi kac gun sonra bir de ne goreyim, kaldigim yerin cok yakinlarinda canavar gibi bi iMax kompleksi var. Dahasi spider-man3 oynamakta. “Nerde izlicem ben?” diye dusunurken firsat ayagima gelince hic vakit kaybetmedim, ilk bos animda bu iMax’e gittim. Balik kokan buyukcene bi patlamis misir aldiktan sonra salona girdim. Oncelikle gercekten dev bi perde soz konusu. Biliosunuz burda 70mm’lik filmler oynatilio, bu nedenle de heyyula gibi bi perde kullaniolar. Neyse efendim, film baslamadan once lazer animasyonlu bi tanitim oldu zaten. Ayni bi reina havasi yasatti bize sinema. ne var ki izmir’deki disko toplu komancero sinemasinin yanina bile yaklasamadi. Bu muzik ve isik sovu bitince tam “hah, basliyoruz” diyodum ki bi ses “simdi kralimiza saygi durusunda bulunmak icin ayaga kalkip milli marsa eslik ediyoruz” demesin mi? “elimde misir, kola var arkadasim nasi saygi gosteriiim?” derken, icerdeki yuzlerce insanla beraber ayakta marsi bitiriverdik.
Evet, nihayet marsin pesinden film basladi. Ama o ne rezalet, ne ucuz bi filmdi oyle. Ucan kaykayli elektronik ninja heri’den mi bahsediim, barda gobek sovu yapan peter’dan mi?
Yani cok uzdu bu film beni sayin seyirciler. Surda 3-4 yil beklioruz bu filmler icin, yapmayin yani.
Stan lee de artik filmlerde oynamasin zaten.
“enough said” diyorum ve dogru duzgun bi cizgi-roman uyarlamasi gelene kadar magarama cekiliyorum.

2 comments:

Hüseyin said...

Doğru düzgün bir çizgi-roman uyarlaması: Batman? Olabilir mi?

maturin said...

olur...